Ölüm Çocuğa Nasıl Söylenmeli?

Çocukları, yetişkinlerin minyatür versiyonları olarak genellemek yanlış olacaktır. Çocukların dünyaları genellikle somut gerçeklerden başlamak suretiyle yavaş yavaş somut terimleri düşünme yolundadır. Ama bu kesinlikle “çocuklar hiçbir zaman soyut kavramların ne demek olduğunu bilmez” demek değildir. Sadece 3 – 4 yaşlarındaki bir çocuktan bile bazı zamanlarda hiç beklemediğiniz soyut cevaplar almanız mümkün. Ama bu durum bile, sizi her halükarda anladığı anlamına gelmiyor.
 
Örnek vermek gerekirse 3 – 4 yaşlarındaki çocuk odasının ortasında kollarını açıp bir oraya bir buraya koşarken “bakın ben bir kuş oldum” diyebilir. Ama bu durumdan başka bir zamanda ölen birisi için kullandığınız “o ölmedi, kalbimizde yaşıyor” cümlesi kafasını allak bullak edebilir. Orada nasıl yaşayabildiğini, o kişinin kalbimize nasıl sığdığını veya oraya nasıl girdiğini sorması sizi şaşırtmamalı.
 
Çocuklar 7 yaşlarına kadar genellikle somut düşüneceklerdir. Bazı hatırlatmalar yapmanız gerekir.

Ünlü araştırmacı Piaget’in gelişim evrelerinden biri olan işlemsellikten önceki evreye göre çocuklarda yedi yaşına gelene kadar baştan sona somut düşünme sistemi hakim olmaktadır. Bu yüzden duydukları bilgileri manipüle etme yeteneğinden yoksundurlar. Konulara, birçok farklı bakış açısından yaklaşmayı bilmezler. Bu yaş grubundaki küçük çocuklar genellikle oyun oynadıkları sırada sadece bazı cisimleri manipüle edebilirler, mesela “bu şimdilik masa olsun” diyebilirler.
 
ölüm çocuğa nasıl söylenmeli 1

7 – 11 yaş aralığındaki küçük çocuklara ölüm nasıl söylenmeli?

Somut işlemsel aşamaya göre, 7 yaşından başlamak suretiyle, 11 yaşına kadar olan çocukların düşünce sisteminde bazı olgunlaşmalar boy göstermeye başlar. Önceki hallerine göre çok daha mantıksal düşünmeye başlarlar, evet. Ama varsayım ve soyut kavramlara dair düşünme sistemleri henüz gelişmemiştir.
 
Bu yaş grubunda bulunan çocuklar, gözlemlerine dayanarak ortaya bir genelleme yaparlar. Gerçekleşmiş bir olayın sonuçlarını genel prensiplere dayandırarak tahmin etmeleri çok zordur. Tüme varımsal anlamlandırma gelişmeye başlamışken, tümden gelimsel anlamlandırma henüz gelişmemiştir. Ancak bu yaşlarda, başkalarının düşüncelerinin de kendisininkinden farklı olmasının çok normal olduğunu fark eder.
 
12 yaşını geçtikten sonra ise yavaş yavaş yaptıklarının sonuçlarını düşünmeye başlarlar.
 
12 yaşında başlamak suretiyle, yetişkinlik dönemine kadar soyut düşüne yeteneği her geçen gün gelişir. Bu yaş grubundaki çocuklar, sergiledikleri davranışların ne gibi sonuçlara neden olabileceğini kestirebilirler.
 
Anne – babalar da çocuğunun gelişim evrelerini bilmelidirler.
 
Çocuklarının gelişim dönemlerinin neler olduğunu bilmek anne – babalar için bulunmaz bir rehber niteliği taşıyacaktır.
 
Bazı durumlarda 4 yaşlarındaki çocuğunuz için “bazen defalarca ona aynı şeyi söylüyorum. Ama ısrarla aynı şeyleri yapmaya devam ediyor. Aslında söylediklerimi anladığına eminim. Mahsus yapıyor bence” diyor olabilirsiniz. Söylediğiniz ilk seferde ne dediğinizi anlıyor, evet. Ama başka bir gün, aynı şeyi tekrar tekrar söylemeniz gerekebilir. Çünkü o yaşlarda bir çocuğun genelleme yapması kesinlikle mümkün değildir. Hatta daha önce de bahsedildiği şekilde, çocuğunuz sekiz yaşında bile olsa hatırlatmalar yapmanız gerekebilecektir. Size düşen, net bir şekilde ve çok uzun cümleler kurmamaya özen göstererek aynı şeyi tekrarlamaktır.
 
Ölümün ne olduğunu anlamak o yaşlarda bir çocuk için oldukça zor
 
Bir diğer örnekte de olduğu şekilde, 4 -5 yaşlarında bir çocuğa dedesinin ölümünü anlatırken “büyükbaban bundan sonra bizimle olmayacak, başka bir yere gitti ama bizi her zaman oradan izleyecek” gibi bir cümle kurduğunuzda kafası elbet karışacaktır. Dedesinin, neden onları başka bir yerden izlediğini anlamayacaktır. Hatta büyükbabasının onları terk ettiğini bile düşünebilir.

Peki çocuğa ölümü nasıl anlatacaksınız?

Yaşı bu durumu anlayamayacak durumda olan çocuklara ölümü anlatırken az ve net kelimeler kullanın. “Büyükbaban öldü, bundan sonra onu görmeyeceğiz. Sadece özlediğin zamanlar mezarına giderek onu ziyaret edebiliriz. Sen onunla mezarında konuşabilirsin. Ama o sana cevap veremeyecek” diyerek, hem olayın kafasında oturmasını sağlamış olacak, hem de beklentilere sokmamış olacaksınız.

Yorum Yazın

Mail adresiniz yayınlanmayacaktır.

Yorum *






Shares
Blogumdan aylık 1000 TL nasıl kazanıyorum? Adım adım nasıl yapılacağını öğrenmek için yazımı okuyabilirsin Nasıl Blogger Oldum?
+